KALP PİLİ VE ŞOK CİHAZ TEDAVİLERİ

Tedavi Alanları

Kalp, kendi elektriksel uyarı oluşturabilme yeteneğine sahip doğal kalp pili ( sinüs düğümü ) ve buradan çıkan uyarıları kalbin bütün hücrelerine taşıyan benzersiz ileti sistemi ( AV node ve his purkinje sistemi ) ile diğer organlardan farklıdır. Bu benzersiz elektriksel yapı ile kalp kasının kasılması sağlanarak bütün vücudun ihtiyacı olan kan pompalanır ve organların oksijen ihtiyacı karşılanır. Bu benzersiz yapının herhangi bir kısmında meydana gelecek sorunlarda kalp kasının kasılması için yeterli olan elektriksel uyarı oluşturulamaz ve kalp kasının kasılması bozulur ve ciddi sağlık sorunlarına yol açar. Kalbin uyarı oluşturma sisteminde ya da oluşan uyarıyı ileten elektrik iletim sisteminde ortaya çıkan sorunların tedavisinde ise kalp pilleri kullanılır. Kalp pilleri, “jeneratör” ve “elektrot” olmak üzere iki ana kısımdan oluşur. Jeneratör, kalp pilinin ana kasasıdır ve ihtiyaç olan enerjiyi sağlarken; elektrodlar ya da kablolar kalp pili jeneratörü ile kalbin etkileşimini ve haberleşmesini sağlar. Kalp pillerinde pilin çeşidine göre bir veya birden fazla elektrot bulunabilir. Bazı kalp pilleri, ritim bozukluklarını tedavi edebilmek için özel şok verme özelliğine sahiptir. Kalp pillerinin kullanıldıkları hastalık ve hasta gruplarına göre 3 farklı çeşidi vardır . 

  1. Kalıcı Kalp pilleri ( Pacemaker )
  2. Şok cihazları ( ICD- takılabilir defibrilatörler )
  3. Üç odacıklı kalp pilleri veya şok cihazları ( CRT-P, CRT-D )

Kalıcı Kalp Pili (Pacemaker) Neden Takılır?

Kalbin doğal kalp pili olan sinüs düğümünde meydana gelen bir sorundan dolayı yeterince uyarı çıkaramadığında veya uyarının iletiminden sorumlu kulakçıklar ve karıncıklar arasındaki istasyonda ( AV node ) meydana gelen aksamalarda veya ileti sisteminde ( his purkinje sistemi ) yaşanan kopukluklardan dolayı kalp atışları yavaşlar ve vücudun ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelir. Bunun sonucunda hastalar halsizlik , yorgunluk , baş dönmesi ve bazen BAYILMA ile başvurular. Kalp pilleri bu aksaklıkları gidermek için takılan cihazlardır. Hem uyarı oluşturulmasını hem de uyarının kalp boşluklarına iletilmesini sağlayarak kalp hızının düşmesini önler ve vücudun ihtiyaçlarının karşılanmasını sağlar.   

Şok Cihazı (ICD) Neden Takılır?

Kalbin elektriksel sistemindeki rahatsızlıklar her zaman kalbin yavaşlamasına neden olmaz. Bazen elektriksel sistemde oluşan hasarlar tehlikeli ve ölümcül ritim problemlerine sebep olabilirler. Kalbin çok hızlı çalışmasına neden olarak kalbin işlevini görmesini engellerler ve dakikalar içinde kalbin durmasına kadar ilerleyebilirler. Bu durumda hasta şanslı ise bir sağlık kuruluşuna veya ambulansa yetişebilirse elektroşok uygulanarak hayata döndürülür. Ama maalesef herkes bu kadar şanslı olamaz ve bazı hastalar bu ritim problemlerinden dolayı hayatlarını kaybederler. Takılabilir bu şok cihazları ( ICD ) hastaların evde bu tehlikeli ritim problemine girdiğinde ritim problemini tanıyıp şok verme özelliğine sahiptirler ve hastaların hayatını kurtarmaktadırlar . Özellik daha önceden kalp yetmezliği olan , kalp krizi geçirmiş hastalarda bu tehlikeli ritim problemlerini görme ihtimali daha yüksek olduğu için belirli kriterler karşılandığında önlem amaçlı olarak hiç ritim problemi görülmeden de tedbir amaçlı bu şok cihazları ( ICD ) takılabilmektedir. Şok cihazları aynı zamanda kalp pili görevi gördüğü için nabız düşüklüğünü de tedavi etmektedir. 

Üç Odacıklı Kalıcı Kalp Pili (CRT) Neden Takılır?

Bu özellikli kalp pilleri kalp yetmezliği olan ve kalbin elektrisel sisteminde meydana gelen hasardan dolayı kalp kaslarının senkronize hareket özelliğini kaybetmiş hasta grubunda takılır. ( Kalp fonksiyonları , EF <%35 olan ve elektrografisinde sol dal bloğu LBBB tespit edilmiş ve ileti süresi >150 msec olan hasta grubu en çok fayda görmektedir ). Bu hastalarda kalbin sağ karıncığına ve sağ kulakçığına takılan normal kalp pili kabloları dışından kalbin sağ karıncığının içinden koroner sinüs denen bir toplar damar sistemi üzerinden kalbin sol karıncığının dış yüzeyine de üçüncü bir kablo yerleştirilerek kalbin sağ ve sol karıncığının aynı anda hareket etmesi sağlanır. Bu şekilde başarılı bir uygulama sonrasında kalp yetmezliği hastalarının zaman için kalp kası fonksiyonları toparlar ve aynı zamanda fonksiyonel kapasiteleri de artar. 

Kalp Pili Nasıl Takılır?

Kalp pilleri tüm dünyada kalp ritim uzmanları (Kardiyak Elektrofizyologlar) tarafından angio kateter laboratuvarlarında tamamen ameliyathane şartları altında ameliyathane kurallarına uygun bir şekilde bazen lokal anestezi bazen de sedasyon (uyku hali) altında takılır. Maalesef ülkemizde yeteri kadar kalp ritim uzmanı olmadığı için deneyimli kardiyoloji uzmanları tarafında da takılmaktadır. Genellikle sol göğüs bölgesinde (özel bir durum olmadığı müddetçe sol taraf tercih edilir) küçük bir kesi ile kalp pilinin jeneratörünün yerleşebileceği bir cep oluşturulur. Cebin boyutu kalp pilinin çeşidine göre değişkenlik gösterir. Sonrasında bu cebin içinden sol taraftan kirli kanı kalbe götüren toplar damar sitemine (subklavyen ven ) uzun tüpler konulur. Bu tüpler üzerinden kalbin odacıklarına kablolar yerleştirilir. Tek kablolu pil takıldığında sadece sağ karıncığa kablo yerleştirilirken, iki kablolu pillerde sağ kulakçığa , üç kablolu pillerde ise hem sağ kulakçık hem de sol karıncığa da kablo yerleştirilir. Sonrasında kablo veya kablolar pilin jeneratörüne bağlanır ve tüm sistem sol göğüs bölgesinde açılan cebe yerleştirilerek işlem sonlandırılır. 

Kalp Pilinin Takılması Esnasında Oluşabilecek Riskler  Nelerdir?

Kalp pili takılması esnasında her türlü operasyonda olabildiği gibi bazı riskler bulunmaktadır. Bu riskler deneyimli merkezlerde ve tecrübeli ritim uzmanları tarafından gerçekleştirildiğinde minimal seviyeye düşmektedir. Başlıca riskler : 

  1. Akciğer dokusunun yaralanması ve akciğer zarı etrafında hava birikmesi ( Pnömotoraks )
  2. Kalbin etrafına kan birikmesi ( perikardiyal effüzyon -tamponad ) 
  3. Takılan kabloların yerinden çıkması
  4. Enfeksiyon  
  5. Pıhtı

Hayati tehlikeye sokacak derecede bir durumun meydana gelmesi kalp pili takılması sırasından neredeyse yok denecek kadar azdır. En korkulan komplikasyon enfeksiyondur. Çünkü oluşacak en ufak bir enfeksiyon şüphesinde dahi takılan tüm sistemin çıkarılması ve 4-6 hafta antibiyotik tedavisi sonrasında yeni kalp pilinin takılması gerekmektedir.  Bu yüzden kalp pili takılırken ameliyathane şartlarının sağlanması ve işlem öncesi sonrasında antibiyotik tedavisi gerekmektedir. 

Kalp Pili Takıldıktan Sonra Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Kalp pili takıldıktan sonra ilk hafta yara yeri kontrolü yapılmaktadır. Sonrasında ilk ay içinde kalp pilinin ve kablolarının kontrolü yapılmakta ve sonrasında 6 ayda bir hasta kontrole çağrılmaktadır. Kalp pillerinin türüne ve hastanın pili ne kadar kullandığına bağlı olmakla beraber kalp pillerinin ömürleri 6-12 yıl arasında değişmektedir. 

Kalp pili takıldıktan hemen sonra ve ilk 3-6 ay içinde dikkat edilmesi gerekenler; 

Pilin takıldığı kesi yerinin iyileşmesi ve günlük hayatımıza dönme aslında çoğu vakada 10-15 gün içinde olmaktadır. Ama ilk 1 ay takılan pilin kablolarının yerinden oynamaması için söylenilen hususlara dikkat etmemiz gerekmektedir. İlk 10 gün yara yeri pansumanın düzenli olarak yapılmasına ve işlem bölgesinin steril tutulmasına dikkat edilmelidir. Özellikle bizi terletecek aktivitelerden uzak durmamız gerekir. Yara yeri estetik olarak dikildiği için dikiş almaya gerek olmayacaktır ve dikişler kendiliğinden eriyecektir.

  • Ilk 4-6 hafta takılan tarafdaki kolumuz ile büyük hareketler yapılmayacak ve ağırlık kaldırılmayacaktır. 
  • Bir ay süre ile pil takılan taraf üzerine yatılmamalıdır.

Kalp pili takıldıktan sonra cep telefonu taşıma, araba kullanımı ve dedektörlerin etkisi konusunda da merak edilenler oldukça fazladır:

  • Kalp pili takılan hastalar cep telefonu kullanabilirler fakat 15 cm den daha yakın bölgede taşımamaları ve pilin takılı olmadığı tarafdaki kulak ile görüşme yapılması önerilir.
  • Pil takıldıktan sonraki 15 gün – 1 ay içerisinde araba kullanımı tavsiye edilmez. Ancak iyileşme süreci tamamlandıktan sonra, doktorun da onayı ile yeniden araba kullanılabilir.
  • Elle tutulan metal dedektörleri ve x-ray ışınları, kalp pilinin ayarlarında çok nadiren de olsa bazı değişikliklere neden olabilme ihtimalleri vardır. Bu nedenle hastaların havaalanı, alışveriş merkezi gibi güvenlik birimi olan yerlerden geçerken görevliye kalp pili taşıdığını söyleyerek elle kontrollerinin yapılmasını sağlamalıdırlar. Metal dedektörler, kalp pilinden en az 15 cm uzakta tutulmalıdır. Ancak son yapılan piller bu konuda oldukça güvenlidir. Etkileşim yok denecek kadar azdır. Bu yüzden hastalarımız metal detektörlerden dalgınlıkla geçmiş olsalar dahi panik yapmasınlar, etkileşim milyonda bir denecek kadar azdır. Bu gibi durumlarda hastalarımıza kontrole gelmeleri ve pil ayarlarına tekrar baktırmaları önerilir.

İki Odacıklı Kalp Pilinin takıldıktan sonra X-Ray deki görüntüsü